Skip Navigation Links
Anasayfa
Kamer Hotel
Odalar
Hizmetler
Casa Beach
Toplantı Salonu
Restaurant
Kamerli Çiftliği
Dalyanköy
İletişim
+90 553 747 27 99
Skip Navigation Links
KamerHotelExpand KamerHotel
Anasayfa
Dalyanköy
İletişim

+90 553 747 27 99
Dalyanköy ve Çeşme
Dalyanköy ve Çeşme

Dalyanköy Çeşme'de Görülmesi ve Bilinmesi Gerekenler

Dalyanköy / ÇeşmeEski ismi "Köste” olan Dalyanköy’e 70’li yılların sonuna kadar sakin, kendi halinde, küçük bir balıkçı köyü iken bugün aranılan bir turizm merkezi olmuştur. Balıkçı tekneleri ve yatlar için idela bir sığınaktır.

Kimileri “Çeşme’nin Boğazı” olarak adlandırılıyor. Deniz Dalyanköy’de usulca içeri sokulup kanal genişliğinde doğal bir liman oluşturmuştur. Önce doğal bir sığınak olan, daha sonra bir marina ile süslenen ve balıkçı restoranlarıyla ün salan Dalyanköy’ün çevresinde akvaryum güzelliğinde çok temiz ve keyifli denize girilecek yerler vardır.Kocakarı Plajı ile Sakızlıoy bunların başlıcalarıdır.

Çeşme merkezi Dalyanköy’e 2km mesafede olup marinası, II Beyzıt Dönemin Kalesi, eşsiz tabiatı ve eğlence yerleri ile ziyaret edlimesi tatilinize ayrı bir renk verecektir.

Çeşme Kalesi ve Müzesi

Çeşme'nin en çok ziyaret edilen tarihi eseriII. Beyazıt'ın yaptırdığı kale bugün müze olarak kullanılmaktadır. Çeşme kalesi ise, 1508 yılında Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından, Aydın Valisi Mir Haydar aracılığıyla, Mimar Ahmet oğlu Mehmet'e yaptırılmıştır. Kalenin ilk inşaatı tam deniz kıyısına yapılmıştır. Ancak, sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bugünkü konumunu almıştır.

Çeşme Sahil

Kale ve liman, ticaret ve savaş gemilerini kötü hava koşullarına ve düşman saldırılarına karşı korumaktaydı. Kalenin güney kapısı, Osmanlı mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Günümüze kadar çok iyi bir şekilde korunarak gelen kale içinde Çeşme Arkeoloji Müzesi yer almaktadır.

Çeşme Müzesi ilk defa1965 yılında İstanbul Topkapı Müzesi'nden getirilen silahlarla silah müzesi olarak ziyarete açılmış olup, 1984 yılına kadar böyle devam etmiştir. Müzede bulunan silahlar salondaki aşırı nemden dolayı oksitlenerek bozulmaya başladığından, İzmir Arkeoloji ve Ödemiş müzelerine devredilmiştir. Aynı teşhir salonu düzenlenerek 1964 yılından beri devam eden Ildırı (Erythrai) antik şehrinde yapılan kurtarma kazılarından elde edilen eserler sergilenmektedir.

Kervansaray 

1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan iki katlı, tipik Osmanlı dönemi kervansaraylarından biridir. Bir benzeri de Kuşadası'nda ( Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı) bulunan yapının mimarı, Ali Pabuççu'nun oğlu Ömer'dir. "U" biçiminde bir plana sahip olan yapının ortasında geniş bir avlu, bu avlunun çevresinde de dükkân, depo ve odalar yer almaktadır. Merdivenle birinci kata çıkılır, burası da biçim bakımından zemin katına benzer. Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış. Bunlar mekanı ya hayvanlarıyla geceyi geçirebilecekleri bir konut ya da şehirlerde mallarını koyacak ve satacak bir yer olarak kullanırlarmış. Bu kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.

Çeşme Meydanı

Erythrai, Çeşme merkezine 27 km uzaklıkta küçük adacıkları olan güzel bir koyun üzerinde kurulmuştur. Arkeolojik kalıntılarda MÖ 3000 de Erythoros yönetiminde olan kolonistler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Şehrin kuruluşunu takiben bir süre krallıkla yönetildiği bilinmektedir. MÖ 7. yüzyılda İyon şehirleri arasında oluşturulan dini ve siyasi birlik olan "Panionion" a girmiş ve tarihteki on iki İyon kolonisinden biri olmuştur.  egemenliğinden kurtulmak için gerek Yunanistan`daki gerekse Anadolu`daki şehirler zaman zaman girişimlerde bulundukları bilinmektedir. Nitekim Erythrai de Yunan donanmasının yakılması ve başarısızlıkla sonuçlanan Lade Deniz Harbine (MÖ 494) katılmışlar ve daha sonra Attik-Delon Deniz birliğine de üye olmuşlardır. MÖ 4 yüzyılda Karia`daki PersMausolos ile de dostane ilişkilerinin olduğu bilinmektedir. Öyle ki Erythrai'liler Mausolos`a duydukları şükran hissinin bir ifadesi olarak onun Tunç`tan yapılma, altın saçlı heykeliniAgora'ya dikmişlerdi. Perslerle Mausolos dolayısıyla olan bu yakınlaşma, Erythrai`lilerle büyük ilişkileri bulunan Atameus Kralı Hermias'ın MÖ 345'de Perslere karşı harekete geçmesiyle bozulmuştur. Erythrai otonomisini kaybetmiş, ancak MÖ 334'de İskender`in şehri almasıyla bağımsızlığa kavuşmuştur. Erythrai hakkında milattan sonraki asırlara yönelik pek bilgi bulunamamaktadır. Önemini yitirdiği için, Bizans egemenliğinde köy hüviyetine girmiştir. On birinci asra kadar Ephesos metropolitine bağlı psikoposluk şeklinde görülen Ertyhrai`nin Çaka Bey`den sonra Türk egemenliğine girdiği bilinmektedir. Kesin olarak Türk egemenliğine girdiği 1336'dan sonra Erythrai, Erythre, Rhtrai, Lythri şeklinde isim değişikliklerine uğrayan bu yerleşim yeri, 16.yüzyıldan sonra İlderen ve Ildırı halini almıştır.

Ildırı'da gözle görülen kalıntıların başında şehir surları gelir. Bunun yanında akropolis, kuzeyinde tiyatro ve yapılan kazılarda ortaya çıkan Hellenistik ve Roma Döneminden kalma villa yapıları, Arkaik Döneme ait Athena tapınağı, Bizans döneminde inşa edilmiş kilise, Cennettepe olarak adlandırılan yerde Roma villası ve mozaikleri, Geç Roma-Bizans Döneminde inşa edilmiş hamam yapısı görülebilir. Ildırı antik şehrinde yapılan kazı ve araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılan askeri ve sivil yapıları ziyaretçiler ücretsiz olarak ziyaret etmektedirler.

Çeşmeler 

Çeşme'nin tipik Ege mimarisi özelliklerine sahip pek çok yapısının yanı sıra, adını aldığı Osmanlı dönemi çeşmeleri de, bu mimari zenginliğine ayrı bir değer kazandırır. İlçe merkezi planında yerleri belirlenen bu çeşmelerden Anonim Çeşme 1792  yılında, Kaymakam Sadık Bey Çeşmesi de yılında yaptırılmıştır.

Altın Kumsallar ve Ilıca 

2 km'ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla Çeşme popüler bir turizm merkezidir. Denizin içinden kaynayan sıcak termal sular, Ilıca plajını ve yöredeki diğer plajları büyük birer termal havuz haline getirir.

Ilıca'daki büyük, küçük konaklama tesisleri, yoğun turist kapasitesinin ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Birçok küçük otel ve pansiyonlar da bile kaplıca suyu vardır. Çeşme plajlarının ve özellikle Ilıca plajının en önemli özelliklerinden biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin insan boyunu geçmeyecek derinlikte olmasıdır. Özellikle termal kaynaklarla beslenen sığ sularda, ultraviyole ışınlarının insan sağlığına çok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla kesinleşmiştir. Bunların yanı sıra, bu plajlardan çocukların yararlanma olanakları sağlık ve can güvenliği bakımından elverişlidir.

 
Çeşme Dalyanköy Çeşme Dalyanköy 1 Çeşme Dalyanköy 2
Kamer Suites & Hotel Suitlerimiz Hizmetlerimiz Casa Beach Toplantı Salonumuz
EkoFarm ve Restoranımız Kamerli Çiftliği Dalyanköy ve Çeşme
24 Saat Sıcak Fitness Salonu Ücretsiz İnternet Sıcak Servis Soğuk Servis Ücretsiz Plaj Vale Hizmeti Yemek Servisi Kilitli Kasa

kamerotel.com © 2017 Tüm hakları saklıdır.  Design by Pelin Evitan. Programlama innovasyon IT & Web
  
Biz Arayalım... Telefonunuz :  
Online Rezervasyon